Ziraat Bankası – Mesut ÇEVİK (Sistem Yöneticisi) – Fırat Üniversitesi BÖTE Mezunu


Ziyaret Edilen BÖTE Mezunu İle İlgili Bilgiler

Adı Soyadı: Mesut ÇEVİK

Mezun Olduğu Üniversite: Fırat Üniversitesi – BÖTE

Mesleği: Sistem Yöneticisi

Çalıştığı Şirket: Ziraat Bankası – Leasing

Geziye Katılanlar: Furkan BULUT, Furkan ALAKEL, Nevzat BİNİCİ, Sedat YOĞUN


 

%e2%80%8efurkan-bulut-kisisinden-fotograf

Merhaba botekariyer.com Okurları;

Bugünkü yazımızda kariyer gezileri kapsamında ziyaret ettiğimiz ZİRAAT TEKNOLOJİ firmasında SİSTEM YÖNETİCİSİ olarak çalışan MESUT ÇEVİK ile yaptığımız görüşmeden arda kalanları sizlere aktaracağım. Öncelikle bize iş dönemi içerisinde vakit ayırıp, sorularımızı yanıtsız bırakmayıp, samimi ve içtenlikle cevaplayan ve tecrübelerini bizlerle paylaşan MESUT ÇEVİK’e teşekkürlerimizi sunarız.

Kendileri ile iletişime geçerek röportaj yapma talebinde bulunduk. Sağ olsun bizlerin bu isteğini kırmayıp talebimize olumlu bir dönüş yaptı. Her iki taraf için de uygun gün ve saati belirleyip ziyarette bulunduk. Kendilerine bölümle ilgili, sektörle ilgili aklımıza takılan soruları yönelttik. Geleceğe yönelik hedeflerimiz noktasında kendilerinden fikirler aldık.

Gelecekte kariyerimizi şekillendirecek ve bizleri yönlendirme noktasında gerçekten iyi bir ziyaret olduğunu söyleyebilirim.

Ve artık Mesut Bey ile sohbetimizden arda kalanları sizlerle paylaşalım.

İlk ve orta öğrenim eğitimini Çankırı’ da gerçekleştirmiştir. Liseyi de burada bitirmiştir. Meslek lisesi mezunudur ve lisede de bilgisayar alanında eğitim almıştır. Üniversite için sınavlara girdikten sonra Elazığ Fırat Üniversitesi BÖTE bölümünü kazanmıştır. Ve bu bölümü tamamladıktan sonra çalışma hayatına atılmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır. Küçüklükten beri bilgisayara meraklı birisi olduğunu belirtti. Şuan da Ziraat Teknolojileri bünyesinde Ziraat Leasing firmasında Sistem Yöneticisi olarak çalışmaktadır.

BÖTE bölümü hakkında ne düşünüyorsunuz, bölümünün avantaj ve dezavantajları noktasında bizlere neler söyleyebilirsiniz diye sorduğumuzda ise şu şekilde yanıtlar verdi:

“Öncelikle bölümden mezun olduktan sonra öğretmen mi olmak istiyorsunuz yoksa özel sektörde çalışmayı mı düşünüyorsunuz. Buna karar vermeniz gerekiyor. Eğer başka bir alana yönelmeyi düşünüyorsanız kesinlikle kendinizi geliştirin. Çünkü okulda verilenlerin yüzeysel anlamda kalıyor. Bölümdeki dersler kişileri farklı alanlara yönlendirebilecek yapıdadır. Bu şekilde bölümü istediğiniz yere çekebilirsiniz. Mezun olduktan sonra öğretmen olmayı düşünenler için bu kapsamda bölümün çok güzel faydaları oluyor.” diye devam etti konuşmalarına. Staj zamanında okulda öğretmenlik için çok güzel tecrübeler yaşadığını söyledi. Bölümün her alana az az değindiğini, kişinin ise eğer özel sektör düşünüyorsa kendini istediği alanda geliştirmesi gerektiğini hatırlattı. Eğer kişi kendini geliştirmez ve özel sektör düşünürse bu noktada bir dezavantaj durum ortaya çıkar diye ekledi. Klasik olarak söylenen “Burada öğrendiklerin yetmez, daha fazla çalışıp kendini geliştirmen gerek” gibi cümleler burada anlatılanları kısaca özetliyor.

“Öğretmenlik doğası gereği her alandan bir şeyler barındırması gerekiyor. Çünkü okulda farklı kişilik ve karakterlere sahip öğrenciler olabilir ve bunların ortasını yakalayıp genele hitap edecek bir dil kullanmalısınız” diye devam etti.

Özel sektör düşünen öğrenciler için okul hayatında neler yapması gerekir diye sorduk. Tabi ki yanıtsız bırakmadı ve şu şekilde sözlerine ekledi:

“Herhangi bir ders kapsamında sizlere verilenlerden daha fazlasını yapmanız gerekiyor. İstenilen için basite kaçmak yerine olması gereken özellikleri barındıran daha uygun bir yapı ortaya çıkarmanız gerekiyor. Özel sektörün kişilerde yaratıcılık arar, farklı şeyler ortaya koymanız gerekir ve sizi diğer kişilerden ayıracak noktalarınız olması gerekir. Sizinle aynı kulvarda yarışanlar ortak olarak bildiklerinizi biliyor, sizin artı olarak bildiğiniz ne var ise sizi onlardan bir adım öne çıkaracak veya bir adım düşürecektir. Kısacası böyle bir durum söz konusu.” diye cevapladı sorumuzu.

Şuan ki çalıştığı alana nasıl yöneldiği noktasında bizlere şunları aktardı:

“Benim sistem yönetimi alanını seçmem o dönemdeki bir öğretmenim sayesinde oldu. Bizi üniversitenin sistem odasına götürdü. Burada profesyonel anlamda switch nedir, server nedir, bunların izlenmesi nasıl sağlanıyor bunları gördük bambaşka bir şeyle tanıştık. Bir bilgisayarın bir sunucuya nasıl dönüştüğünü bunların nasıl yönetildiğini anlamış olduk.” diye  devam etti.

Hocası onlara derslerden sonra üniversitenin bilgi işlem birimine gelin, çalışın, öğrenin gibi tavsiyeleri olmuş. Onlarda bunları değerlendirmiş. Sistem odasında Sunucular ve switchler ile ilk teması bu şekilde olmuş. Bu çalışma işlemine devam etmişler ve onlara baya faydası olmuş.

Özel sektörde çalışmaya nasıl başladığı ve sonrasının nasıl geliştiği noktasında bizlere hayatından şu kesitlere yer verdi:

“Ben mezun olduktan sonra özel sektörde çalışmaya yöneldim, ona göre bir yol çizmeyi düşündüm. Okul bittikten sonra iş başvurularında bulunmaya başladım. O dönemde Microsoft 8.1’ in lansmanı yapılıyordu. Microsoft teknik destek verebilecek eleman arıyormuş. İşletim sistemi yeni yüklenirken ve kullanılırken sorun yaşayanlara teknik destek sağlaması için. Oraya başvurdum ve çalışmaya başladım. Bir bilgisayarcı için Microsoft firması çok önemli bir konumdadır. İşletim sistemi desteği derken zaman içinde sunucu sistemleri desteği, bulut sistemleri desteği vermeye başladık. Daha sonra sistem uzmanı olarak başka şirketlere geçtim ve oralarda çalışma hayatıma devam ettim.” diyerek kısaca anlatmış oldu bu serüveni.

“Özel sektör sizin pratikte neler yapabileceğinizle ilgilenir. Yapacağınız iş hakkındaki mevcut tecrübelerinize bakar. Yapacağınız iş ile ilgili daha önce üzerine katarak öğrendiğiniz bilgiler sizler için birer artıdır. İş hayatına alt seviyeden başlayacağınızı ve eğer sizin beceriniz varsa yükselme ihmalinizde bu oranda artacaktır. Kurumsal bir şirkette olmanın da bu kapsamda artıları vardır” diye devam etti.

Ziraat Bankası şubelerinde, genel müdürlüklerinde bilgisayar alt yapı sistemlerini yöneten bir ekiptedir kendileri. Sistem uzmanlığının bir iki alanından bahsetti. Network’u yani kablolaması, sistem güvenliği(internetin filtrelenmesi, takibi, izlenmesi), ortak olarak çalışan programların temin edilmesi, onlar için gerekli update yapılması, sorun varsa giderilmesi gibi çalışmaları yürütüyorlar. Bu şekilde bir alan diğer alanlarla devamlı irtibat halinde bir durum oldugunu ve artık her şeyin bilgisayara dayalı bir hale geldiğini söyledi.   Sonuç olarak Sistem uzmanlığını bizlere öneriyor kendisi.

Konuşmamız sohbet havasında devam ediyordu. Bizlere neler yapılabileceği konusunda bilgiler vermeye devam ediyordu Mesut Bey:

“Kısa vadede bir iki yıllık planlar belirleyin. Alanda olgunlaştıkça bir üst levele geçmeye yönelin. Odak noktanız belli olsun ve o hedefe adım adım ilerleyin. İş hayatında çalışırken aslında yeni ve farklı şeyler öğreniyorsunuz bu da sizi daha bilgili bir duruma getirecektir. Daha sonraki başvurularda cv ye eklenecek özellikler artacaktır bu şekilde. Firma etiketi ve imajı bu noktada çok önemli bir konumdadır. Cv ye örnek olarak Microsoft firmasını eklemek seninle aynı bilgi düzeyine sahip fakat farklı bir kurumda çalışmış kişiden sizi işe girişlerde bir adım öne çıkaracaktır. Bir şirkette genel tabirle pişeceksin ve bu şirketinde bir etiketi varsa bundan sonraki süreç çok daha iyi olacaktır. Vizyon sahibi kişilerle olmanın sizlere çok şey katacağını düşünüyorum” diye belirtti cümlelerinin sonuna.

Daha sonra son olarak Mesut Bey bizlere şu şekilde tavsiyeler verdi. Bu şekilde görüşmemizi tamamladık:

“Kişiliğinizin hangi bölüme uygun olduğunu düşünüyorsanız ve hangi mesleği yapmaktan keyif alacağınızı hissediyorsanız o alana yönelmeniz gerekir. Bütün mesleklerin direk kişilikle bağlantılıdır. Yapabilirim diyeceğiniz işe adım atmamız gerekiyor. Ben öğretmenlik yapabilirim ve bu alanda da faydalı olabilirim diyorsanız kesinlikle öğretmen olun. Kendinizi dinleyin ve hayatınızda ona göre plan çizin. Başkalarının tecrübelerini dinleyin ama “Sizce ben ne olayım” sorusunu başkasına sormayın. Var olan sonuçları tartın, kendinizi hangisine uygun görüyorsanız bunun kararını da yine kendiniz verin.”

Bizimle aynı bölümde okumuş olması, bizim şuan da geçiyor olduğumuz yollardan geçmiş olması, bizi anlamasında ve bizim onu anlamamızda önemli bir katkısının olduğunu söyleyebiliriz.

Kendilerini ziyaret etmemizden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kendilerini tanımış olmaktan ve bu keyifli sohbette bizlere eşlik ettikleri için kendilerine tekrardan teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Yazımızı sonlandırırken bizleri bu gezi için teşvik eden hocamız Mehmet Elibol’ a teşekkürü bir borç biliriz.

Başka bir yazıda görüşmek üzere…

 

Furkan Bulut Author

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir