NOXDO – Mahir Onur YATKIN (İş Geliştirme Uzmanı) – Marmara Üniversitesi BÖTE Mezunu


Ziyaret Edilen BÖTE Mezunu ile ilgili Bilgileri

Adı Soyadı: Mahir Onur YATKIN

Mezun Olduğu Üniversite: Marmara Üniversitesi BÖTE Bölümü

Mesleği: İş Geliştirme Uzmanı

Çalıştığı Şirket: NOXDO

Geziye Katılanlar: Haluk BEKLEYEN, Doğukan OKAN, Hakan AKKAR


..

Merhaba değerli botekariyer.com okurları;

Bugün yazımızda sizlere kariyer gezileri kapsamında kariyerimizi şekillendirecek, mezun olduktan sonra iş hayatımızda yapacağımız tercihler hakkında bilgi sağlayacak keyifli bir kariyer gezisi yazısını kaleme aldık. Gezimiz kapsamında NOXDO şirketinde İş Geliştirme Uzmanı olarak çalışan Mahir Onur Bey’i ziyaret ettik. İrtibata geçtiğimiz andan beri bizi yanıtsız bırakmayan, samimi bir şekilde karşılayan, tecrübelerini, bilgilerini ve önerilerini bizimle paylaşmaktan çekinmeyen Mahir Onur Bey’e teşekkürlerimizi iletiriz.

Mahir Onur Bey bizler için yararlı olabileceğini düşündüğü hayat tecrübelerini paylaştı bizlerde bunları düzenleyip sizlere sunmak istiyoruz. Tabi sizde oturmayıp kendinizi geliştirmek istiyorsanız…

Bilgisayar ve öğretim teknolojileri bölümü gerek bilgisayara bilimine yönelik birçok ders içeriğine sahip olması gerek eğitim bilimi derslerini içeriyor olması gibi nedenlerle öğrencilerini mezuniyet sonrası dönemde büyük bir soru işaretiyle karşılıyor? Hangi alana yönelmeli… Öğretmen mi olmalı yoksa özel sektörün içerisinde birçok farklı sektör barındıran denizine mi girmeli?

Bu sorulara en iyi yanıt sektörlerle ilgili bilgi toplamak, mümkünse bölüm mezunlarını ziyaret etmek, onların tecrübeleri ve kariyer adımları hakkında tavsiyelerini dinlemek olacaktır.

Mahir Onur Bey, Marmara BÖTE 2009 girişli 2014 mezunu normalde. 2013 mezun olacakmış fakat bir sene ERASMUS’a gitmiş, İspanya Sevilla’ya. Daha sonrasında Marmara Üniversitesi’nde BÖTE bölümünde Yüksek Lisans’a başlamış, derslerini vermiş şu an tez aşamasındaymış. İstanbul’a 2009 Eylül’de gelmiş, 2010 Mart ayından şimdiye kadar çalışıyor kendileri.(2010 Mart- 2019 Kasım). Bu süre içerisinde bir tek İspanya boşluğu var. Öncelikle bir yazılım firmasında çalışmaya başlamış eğitim ve web tarafında çeşitli işler yapmış daha sonrasında İspanya’ dan döndükten sonra aynı şirkette danışmanlık tarafına geçmiş. Yurtdışı yazılım ürünlerinin kurulumu, uygulaması, dökümantasyonunu, eğitimini ve testlerini yapmaya devam etmiş. Bu iş çok fazla istediğim bir iş değilmiş ve kendilerini beni mutlu etmemiş. Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ile ilgili çalışan bir ajansın bir iş ilanı görüp başvurmuş ve görüşmüş. Aslında okul sürecinde ne yapacağımı çok bilmiyormuş yani çoğu arkadaşı öğretmenlik düşünürken kendileri öğretmen olmak istemedi. Lise tercihi nedeniyle bu bölümde okumuş. Daha sonrasında SEO ajansına geçip burada satış biriminde çalışmış. En başında operasyonda çalışmak için başvurmuş fakat satışa geçtikten sonra çevresi biraz daha genişledi diye belirtti. “Hayatım değişmeye başladı ve ilk şirketimi 2016 yılında kurdum. Hem kendi işimi kurmuş hem de İTÜ ÇEKİRDEK’te bir projenin ortaklığına başlamıştım. Daha sonrasında hem ilk şirketten hem de projeden ayrılarak 2017 yılında kurdum NOXDO’yu ve o zamandan beri daha mutlu bir şekilde çalışmalarıma devam ediyorum.” dedi. Temel olarak uzaktan çalışma prensibi ilerliyorlarmış. “Çalışma arkadaşlarımla birlikte belli bir yerde oturup bir zaman dilimi içerisinde bir şey üretmenin mantıklı olmadığını gördüm o yüzden ben bunları düşünürken başkasına neden böyle bir zorunluluk altında bırakayım diye düşündüm” dedi. “Şu an birlikte çalıştığım arkadaşlarım, dünya üzerinde istedikleri bir yerde istedikleri yere gidip işlerini takip edip bunların raporlarını tutup istediklerini yapabiliyorlar” diye ekledi.

Daha sonra kendilerine BÖTE’ yi neden tercih ettiğini ve BÖTE hakkında neler düşündüğünü sorduk:

“Bunun nedeni tercih ettiğim lise türü nedenidir. Bizim zamanımızda farklı bölüm tercihlerinde puan kırıyordu üzerinden 3-4 sistem geçti. Pek hatırlamıyorum ben de inanın. Bilgisayar öğretmenliği de bize ek puan verdiğinden dolayı bu bölüm seçmiştim.” diye cevapladı.

Daha sonra Mahir Onur Bey, BÖTE hakkında ki düşüncelerini ekledi: ”Hocalarında söylediği gibi çok multi-disipliner bir alan. Benim okuyup gördüğüm daha sonrasında yüksek lisansta da gördüğüm kadarıyla bilişim tarafıyla değil, bilişim eğitimi ile veya eğitimde bilişim kullanımıyla daha fazla ilgileniyor. Pedagoji dersleri daha fazla alıyorsunuz eğitim derslerini daha fazla alıyorsunuz. O yüzden bu bölüm girişinde biraz da bunlara dikkat etmek lazım tabii bu iyi ve kötü bir anlamda bir şey değil. Bu istek mevzusu sonuçta şu an benim yapmakta olduğum iş biraz daha sosyolojik bağlamları, sosyolojik çıkarımları olan bir iş. Bunları elde etmemde burada ki pedagojik ve gelişimsel süreçler bana epey yardımcı olmuştur.” dedi.

Mahir Onur Bey ile ilgili merak ettiğimiz sorulardan bir diğeri de BÖTE öğrencisiyken nelerle uğraştığıydı bakalım kendileri neler yapmış?

“6.ayda çalışmaya başladım. Sonuçta BÖTE, yanlış bilmiyorsam Avrupa Birliği Uyum Projesi içerisinde epey bir üniversite arasında açılan bölümlerden biri ve kontenjanımız 60-70 iken Türkiye’de nerden baksan 30 tane üniversitede var. 30 tane üniversite 60 öğrenciden totalde 1800 öğrenci yapar. Her sene 1800 öğretmen ihtiyaç var mı diye düşünmüyor da değilim. Bu yüzden özel sektör içerisinde çalışmayı daha mantıklı gördüm. Özel sektörde daha fazla gelişeceğimi daha fazla bir şeyler öğreneceğim hissettim o yüzden okuldaki bu kariyer merkezleri kişisel gelişim merkezleri ve kariyer günleri hiçbirini gitmedim ve sadece bir şey üretmek için hareket ettim, bir yerlerde çalışayım gelişeyim üreteyim dedim” dedi.

Geziyi planladığımız günden beri sormak istediğimiz sorulardan bir diğeri ise “İş Kariyerinize Nasıl Başladınız, “Neler Yaşadınız?

“İş kariyerim şöyle başladı aslında ben Marmara BÖTE başladığımda ilk dönemde 3 gün dersimiz vardı 4 gün boştu. Buraya İzmir’den geldim, sıkılıyorum bir şey yapmam lazım o zamanlar işte bir çalışmak istedim. Önce bir avukatlık bürosunda başladım. Daha sonra bir bilişim firmasına geçtim ve bir şeyler üretmeye başladım. Esas çalışma hayatım, İspanya’da aldığım eğitimlerle başladı. Orada uyandım ne yapmak istediğime. Döndükten sonra orada farkına vardığım bu işlerin üzerine daha fazla düşmeye başladım, bu işlerin yapıldığı bir işyerinde çalışmaya başladım ve ardından dijital pazarlama ajansı kurarak devam ettim hayatıma.” dedi.

Mahir Onur Bey’e iş bulabilmek için ingilizce bilmenin ne düzeyde olması gerektiğini de sorduk, çoğumuz için o üzücü cevabı verdi…

“İngilizce şart. Üretmeyi öğrenmek için şart! İngilizcesiz hiçbir şey olmaz arkadaşlar çünkü bizdeki kaynakların çok büyük bir kısmı İngilizce. Türkçe içerik üreten kişi veya kurum sayısı çok düşük Türkiye’de. İspanya’ya giderken İspanyolca bilmemek sıkıntı olmamıştı çünkü İngilizce dersler ağırlıklıydı ve ben çok rahat bir şekilde halletmiştim. Fakat İngilizce’yi de burada öğrendiğimi göz önünde bulundurursak bu zamana kadar öğrenilecek iyi bir İngilizce her şeyi kolaylaştıracaktır.” diye belirtti.

Yönelttiğimiz bir diğer soru ise niçin özel sektörü tercih ettiğiydi…

“Çünkü çalışma hayatıma böyle başlamıştım. Özel sektöre başlayıp, buradaki çalışma hayatı içinde varolunca burada çalışmak istedim. Bir kişi herhangi bir zaman dilimi içerisinde herhangi sabit bir yerde üretmek zorunda değil. Bakış açım bu özel sektöre. Özel sektörde herkes böyle mi çalışıyor? Hayır. Ama bunu yapabilme imkanı oluyor. Kendine daha farklı alanlar açabiliyorsun daha çok geliştirebiliyorsun. Gelir olarak baktığında günün sonunda herkes para kazanmak için çalışıyor. Memurken gelirin sabitken özel sektörde çalışma ve gelir şartlarını sen belirleyebiliyorsun.” diye ekledi.

3

Daha öncede de kısa kısa bahsetti ancak biz için sizin tekrar sormayı ihmal etmedik Sevgili botekarıyer.com okuru; Mahir Onur Bey’ in çalışma ortamı nasıl ve tam olarak ne işi yapıyor acaba ?

“Şu anki ortamımız bir açık ofis, her zaman ofiste değilim, birlikte çalıştığım arkadaşlarım hiç değil, onlar nerede bilmiyorum fakat ben zaman zaman sabit bir ofis arayışında olduğum için bu açık ofisi kullanıyorum. Güzel bir ortam burası. Daha önce açık ofis ziyaret ettiniz mi bilmiyorum. Daha önce farklı tip ofislerde çalıştım. Çok daha kalabalık açık ofislerde de çalıştım. Ama buraya uzun zamandır geliyorum. Dediğim gibi uzaktan çalıştığım için tek başıma çalışıyorum genelde. Evden home office yapıyorum zaman zaman. Ama evde çalışmanın, tek olmanın birçok handikapı var. Bir kere motivasyon. İnsanlara tek başına çalışmak, istediğin saatte kalkmak, istediğin zaman çalışmak gibi geliyor. Ama diğer tarafta çalışma motivasyonun yüksek olmasa hiçbir şey yapamıyorsun. Evde sürekli ilgini dağıtacak farklı unsurlar bulabiliyorsun. Veya tek başına çalışırken elinin altında internet var dolayısıyla aklını çelen oyalayan çok şey oluyor. O yüzden insanlarla bir arada bir şeyler paylaşabileceğim bir çevrede yarı sessiz bir ortamda çalışmayı seviyorum.” diye belirtti.

4

“Sorudaki ikinci kısım tam olarak ne iş yapıyorum? Ben işin temelinde dijital pazarlama danışmalığı yapıyorum. Bu işi yapan çok insan var. O yüzden bizim sektörde bilgi enflasyonu çok yüksek. Ben Google, sosyal medya ve farklı reklam mecralarında, müşterilerimin gelişmesini hedefleyerek iş geliştirme yapmaya çalışıyorum. Örnek olarak; satış yapıyorsa ürün satışı artırmayı, hedefi marka bilinirliğiyse markanın isminin duyumunu sağlıyorum. Dijital anlamda bir destekle büyüme sağlıyorum.” diye ekledi.

Peki, Mahir Onur bey şu an üniversite sınavına hazırlanan öğrencilere BÖTE bölümünü tavsiye eder mi diye sorduk?

“Bu soru evet veya hayır denebilecek bir soru değil aslında. Çünkü evet ya da hayır diyerek farklı bakış açılarına yeteneklere sahip bireylere bu farklılıklara bakılmaksızın eğitimde aynı şeyi dayatmış oluruz. Karşı çıktığımız işi biz yapmış oluruz. Kişinin ilgisine bağlı, ne yapmak istediğine bağlı, neyden keyif aldığına bağlı. Şu yaşa gelince çok net görüyorsunuz, 17 18 yaş hayatınızın geri kalanında neyi yapacağınızı belirlemek için çok erken. Avrupa’da liseden sonra insanlar 1 sene dünyayı geziyor kendini tanımaya çalışıyor. Bunu yapabilirim; bundan keyif alıyorum tarzında bir süreç geçiriyorlar. Biraz IT biraz insan davranışı sosyoloji psikoloji okumak isteyen ilgi duyan BÖTE okuyabilir ama ben çok teknik bir insan olmak istiyorum diyenler varsa o zaman BÖTE, hayır. Ben sadece eğitim kısmında olmak istiyorum psikolog sosyolog pedagog olmak istiyorum yine BÖTE hayır. Çünkü BÖTE tam olarak eğitim süreci içerisine teknolojiyi nasıl entegre ederim diye araştırır. Bunu yazılım ve donanımsal destekler olarak yapar. O yüzden kişiye çok bağlı bir durum.” dedi.

Peki, sektörde kendini bu denli geliştirmiş Mahir Onur Bey’in bizlere önerisi nedir acaba?

“Öncelikle yabancı dil çok önemli ve şart. Kesinlikle İngilizce bileceksiniz. Ben yurtdışına çıkarak öğrendim. Onun dışında sevdiğiniz ikinci bir dil de çalışabilirsiniz. Programlama dili olarak en çok Python duyuyorum. Çok fazla kullanılıyor. Aslında ben yazlım temelli bir iş yapmıyorum. Benim kod okur yazarlığım vardır. Ama kod yazmam. Nerede hatası var ne işlevi var söylerim fakat oturup kod yazmak bana göre değil. Lisans sürecindeyken ve çalışırken olmadı, yurtdışında Java’yla ilgilendim. Gerçi o zamanlar Microsoft, .Net’in kütüphanelerini açmamıştı daha ve bu nedenle yurtdışında Python ve Java kullanıldığını düşünüyordum. Java’ya başlarken dedim ki bu sefer daha fazla öğreneceğim Türkiye’ye dönünce yazılımı değerlendireceğim ama işler düşündüğüm gibi gitmedi, yine çok sıkıldım.” dedi ve ekledi.

“Yazılım beni çekmiyor. Daha sonrasında, eski çalıştığım yerden de çağırdılar geri dönüp yazılım alanın belli bir maaşla çalışmamı ama istemedim. Sadece yazılım olarak bakmayın. Neye ilginiz varsa ona yönelin. Mesela Haluk’ta aynı şekilde çok farklı alanlarda kendini geliştiriyor bunun faydasını mutlaka görecektir. Doğukan arkadaşımıza dediğim gibi çok güzel bir ortalama alan bulmuş kendisine(Hukuk- Böte/ÇAP). Doğukan’a “KVKK dünya üzerinde gidişatını görerek mi yaptın. “; Doğukan:” Yok aslında görüş noktası farklı olduğu için “. Fark etmez, sonuç olarak geldiğin nokta çok güzel ben Doğukan’ın yerinde olsam mesela oturup bir yazılım dil öğrenmek yerine dünya üzerinde mesela GDPR üzerine neleri denetliyor, ne tür sorular soruyor onları öğrenirim çünkü müthiş genişliyor ve dokunmayacağı bir firma yok. O yüzden diyorum ki sadece yazılım dili değil web tarafı ile ilgilenmek istiyorsundur. Dijital pazarlama içerisinde Google reklamları ile nasıl reklam açılıyor ve sadece reklam açmak değil nasıl yönetileceğini ve Google’ın panelini bilmek midir? Şöyle söyleyeyim benim yapmış olduğum işte teknolojinin %5-10 kullanıyorum. Teknoloji okuma yazarlığının %30-35 kullanıyorum gerisi sosyoloji. Tavsiye olarak önereceğim şey Google Analytics ile ilgilenin. Google Analytics’te data okuyun. Tag Manager öğrenin. Dijital alanda, bu tür ajanslarda, pazarlama içerisinde çalışmak istiyorsanız bu araçları öğrenin ve verinin nereden geldiğini hangi veriyi nerede gördüğünüzü bunu nasıl analiz edeceğinizi ve en önemlisi bu veriyi nasıl kullanabilir hale getirebileceğini öğrenin çünkü Türkiye’deki ajansların çalışma mantığı sitenize şu kadar kişi girmiş, şu sayfaları görüntülemişler tabi bunu bizde görebiliyorum ama bu bilginin kullanılmasının nasıl olduğu ve nasıl kullanılacağını bilemiyorlar.“ dedi ve bitirdi.

Yazımızın ve gezimizin üzülerek sonuna geliyor olsak da son sorumuz, bizlere özel sektörü tavsiye eder misiniz?

“Bunu şöyle cevaplıyayım. Bu sadece özel sektör, girişim veya memuriyet olarak ayrılmamalı bence neyden keyif alınıyorsa onun üzerine gidilmeli. Yüksek lisans zamanı bir hocamızın önderliğinde bir kariyer günü olmuştu. Herkes özel sektörü övüyordu. Özel sektör çoğunlukla belli zaman içerisinde belli lokasyonda çalışmasına ve üretmesine zorlandığı bir yerdir. Bu durumu çok kabul eden insan da var tabi ki onların görüşü de şöyle “Benim çalışacağım zaman, çalışacağım yer ve maaşımın yatacağı zaman belli olsun.” Kendi adıma insanları sınırlayan özelliklere sahip olan özel sektör firmalarında çalışmayı önermiyorum. Bunun yerine üretmeyi ve girişim içerisinde bir proje içerisinde olmayı destekliyorum. Bu projenin girişiminde yer alarak iş sahibi olmakla da olabilir veya üniversitelerin inovasyon merkezlerinde projelere dahil olarak da olabilir. Çünkü oralarda hem iş öğreniyorsunuz hem de çok büyük tecrübeler kazanıyorsunuz. Bu nedenle çalışmak sadece iş öğrenmek değildir. Öncelikle kendin öğrenmekle başlar kendini neyi üretmeyi keyif alıyorsun burada herkes için bu yazıyı okuyacak kişiler içinde önce kendini tanı, neyden keyif aldığını gör ona göre bir şeyler üret.” diyerek sözlerini bitirdi.

Yazımı sonlandırırken bizleri bu gezi için teşvik eden hocamız Mehmet Elibol’a teşekkürü bir borç biliriz, başka bir gezide ve yazıda görüşmek üzere…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir